
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi
Gülcan Gökçe Güngören
- Kategori Çocuk Gelişimi
- Biçim PDF
- Boyut 4,0 MB
- Eklenme 31.03.2025
- Görüntülenme 388
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları, ebeveynlerin ve çocukla çalışan uzmanların sık karşılaştığı öfke nöbetleri, inatlaşma, saldırganlık ve kurallara direnç gibi zorlayıcı davranışları anlamaya yönelik bir rehber sunuyor. Gülcan Gökçe Güngören, bu davranışların çoğu zaman çocuğun "kötü" ya da "şımarık" olmasından değil, duygularını düzenleme becerisinin henüz gelişmemiş olmasından ve karşılanmamış ihtiyaçlarından kaynaklandığını anlatıyor. Kitap, öfkenin çocuğun gelişiminde doğal bir yeri olduğunu; önemli olanın öfkeyi bastırmak değil, onu tanımak ve yönetmek olduğunu vurguluyor.
Sayfalar boyunca zorlayıcı davranışların arkasındaki nedenler, yaşa göre değişen görünümleri ve aile içi ilişkilerin bu davranışlara etkisi ele alınıyor. Öfke nöbeti anında nasıl davranılacağı, sınırların sevgiyle nasıl konulacağı, ceza yerine ne tür yaklaşımların işe yaradığı ve ebeveynin kendi duygularını nasıl düzenleyebileceği somut örneklerle açıklanıyor. İnatlaşma, kardeş kıskançlığı, ekran bağımlılığı ve okulda yaşanan sorunlar gibi günlük hayatta sık karşılaşılan durumlara da yer veriliyor.
Kitap, çocuğuyla yaşadığı çatışmaları daha sağlıklı bir zemine taşımak isteyen anne babalar, okul öncesi ve sınıf öğretmenleri, psikolojik danışmanlar ve çocuk gelişimi alanında çalışan uzmanlar için hazırlanmış. Suçlayıcı bir dil yerine anlamaya ve birlikte çözüm üretmeye dayanan bir yaklaşım benimseyen bu rehber, zor anlarda elinizin altında bulundurabileceğiniz pratik bir kaynak niteliğinde.
Kitabı Oku
PDF görünmüyorsa buradan yeni sekmede açın.
İçindekiler
- Bölüm 1 — Öfke Bir Sorun Değil, Bir Sinyaldir 3s. 3
- BÖLÜM 1s. 5
- BÖLÜM 2s. 10
- BÖLÜM 3s. 15
- BÖLÜM 4s. 22
- BÖLÜM 5s. 27
- BÖLÜM 6s. 32
- BÖLÜM 7s. 36
- BÖLÜM 8s. 41
- BÖLÜM 9s. 47
- BÖLÜM 10s. 52
- BÖLÜM 11s. 56
- BÖLÜM 12s. 61
Kitaptan Bir Bölüm: Bölüm 1 — Öfke Bir Sorun Değil, Bir Sinyaldir 3
Sevgili anne baba, bu kitabı eline aldığında belki de çok yorgun ve çaresiz hissettiğin bir anda aldın. Bilmelisin ki öfke nöbetleri, karşı gelme ve bağırma çoğu zaman kötü bir çocuk değil, henüz duygusunu ifade edecek sözcükleri ve becerileri olmayan bir çocuk anlatır. Bu sayfalarda seni yargılamadan, çocuğunun davranışının ardındaki ihtiyacı birlikte okumayı öğreneceğiz. Küçük adımlarla, tutarlılıkla ve kendine de şefkat göstererek ilerleyeceğiz; çünkü sakin bir yetişkin, sakin bir çocuğun ilk adımıdır.
BÖLÜM 1 Öfke Bir Sorun Değil, Bir Sinyaldir O anı gözünüzde canlandırın. Uzun bir günün sonu, çocuğunuzdan son derece sıradan bir şey istediniz — ayakkabılarını giymesi, ekranı kapatması, sofraya gelmesi — ve o bunu yapmak yerine patladı. Belki çığlık atıyor. Belki yere yığılıyor. Belki en yakınındaki şeyi fırlatıyor, ya da vuruyor, ya da orada dimdik, yumrukları sıkılı, tüm bedeniyle sizi reddederek duruyor. Ve o anda, her şeyden önce gelen düşünce şu: bu çocuğun sorunu ne? Bu yerinde bir soru, hem de yaygın bir soru. Ama sorunun ne varsaydığına dikkat edin — öfkenin kendisinin bir arıza olduğunu, patlayan bir çocuğun bozuk ya da asi ya da kötü yetiştirilmiş bir çocuk olduğunu. Ebeveyn ile çocuk arasındaki çatışmanın çoğu aslında tam bu varsayımla başlar. Zor bir ana iyi yanıt verebilmemiz için önce neye baktığımızı netleştirmemiz gerekir. Bu anlar pek çok kılığa girer. Bazen öfke yüksek sesle ve dışa dönüktür — bağırma, kapı çarpma, vurma, oyuncakları odanın öbür ucuna fırlatma. Bazen sessiz ve içe dönüktür — kaskatı kesilen ve susan, yerinden kımıldamayı reddeden, her isteğe düz bir "hayır" ve kilitli bir çeneyle karşılık veren çocuk. Bazen bambaşka bir şey kılığına girer: önemsiz bir şey için aniden gelen gözyaşları, çaresiz kıkırdamalar, telaşlı şaklabanlıklar, tam okuldan önce ortaya çıkan bir karın ağrısı. Bunların hepsi aynı sinyalin farklı kıyafetler giymiş hali olabilir. Aldığı biçim çocuğun yaşına, mizacına, ne kadar dile sahip olduğuna ve hissettiklerini ifade ederken kendini ne kadar güvende hissettiğine bağlıdır. Öfke bir duygudur, davranış değil Her şeyi değiştiren ayrım şu ve üzerinde bir an durmaya değer: öfke ile saldırganlık aynı şey değildir. Öfke bir duygudur — içsel bir olay, tıpkı açlık, korku ya da neşe gibi. Saldırganlık bir davranıştır — dünyada gerçekleştirilen bir eylem. İkisini birbirine karıştırmaya eğilimliyiz çünkü çoğu zaman aynı anda gelirler, ama farklı yerlerde yaşarlar. Biri çocuğunuza olur. Diğeri çocuğunuzun yaptığı bir şeydir. Bu neden önemli? Çünkü bir çocuktan öfkelenmeyi bırakmasını istemek sorumlu bir talep değildir. Vurmayı bırakmasını isteyebilirsiniz. Duygular itaatkâr değildir — hak ettik diye gelmezler ya da gelmemeleri gerektiğine karar verdik diye gitmezler. Bir çocuğa "öfkelenme" demek, ona "acıkma" demek gibidir. Duyguyu ortadan kaldırmaz; sadece saklamayı öğretir, saklamak da onu küçültmez. Davranış farklıdır. Davranış şekillendirilebilir, yönlendirilebilir ve ona daha iyi seçenekler sunulabilir.
Diyelim ki bir çocuğa defalarca öfkesinin kabul edilemez olduğu söylendi. Genellikle olan şey öfkenin yok olması değil, yeraltına inmesidir. Daha sonra, daha küçük bir hedefe — yanlış çoraba, yanlış bardağa — yönelebilir, çünkü asıl meseleye hiç ses verilmemiştir. Ya da içe dönüp düşük, düz bir ruh haline yerleşebilir, ya da iyi davranış gibi görünen ama içi boş hissettiren sıkı, tetikte bir itaatkârlığa dönüşebilir. Duygu yok olmadı. Sadece çıkışını kaybetti. Davranış bir şeyi işaret ediyor Bir çocuk patladığında, patlama nadiren ayakkabılar ya da ekran yüzündendir. O anda çocuğun elindeki tek dille gönderilmiş bir mesajdır. Bağırmanın ya da fırlatmanın altında genellikle karşılanmamış bir ihtiyaç vardır — ve bu ihtiyaç çoğu zaman birkaç küçük şeyden biridir. Kendi hayatı üzerinde biraz kontrol hissetme ihtiyacı. Görülme ve ciddiye alınma ihtiyacı. Bedeni tükenmiş haldeyken dinlenme, yemek ya da sessizlik ihtiyacı. Korkutucu ya da bunaltıcı bir şeyden kaçma ihtiyacı. Bağlantı ihtiyacı, özellikle bir kopuştan sonra. Aynı isteğin bir gün sakinlik, ertesi gün bir çöküş üretmesinin nedeni budur. Davranış rastgele değildir; dışarıdan göremediğimiz bir duruma tepki veriyordur. Yorgun, aç, aşırı uyarılmış ya da zor bir sabahın sızısını hâlâ taşıyan bir çocuğun bir talep daha kaldırmaya çok daha az yeri vardır. Talep değişmedi. Çocuğun kapasitesi değişti. İşin zor kısmı, mesajın çoğu zaman ifadesiz olması ve bazen yanlış kişiye yönelmesidir. Okulda korkutucu bir gün geçiren bir çocuk eve gelip en güvende hissettiği kişiye — size — bağırabilir. Bu kötü ebeveynlik göstergesi değil; evin, dağılmak için yeterince güvende hissettikleri yer olduğunun göstergesidir. Bu bağırmayı kabul edilebilir kılmaz, ama neyle karşı karşıya olduğunuzu yeniden çerçeveler. Düşmanca bir kişi tarafından saldırıya uğramıyorsunuz. Henüz daha iyi bir gönderme yolu olmayan biri tarafından size bir sinyal uzatılıyor. Neden tekrar tekrar oluyor Çocuğunuzla çöküşün ortasında akıl yürütmeye çalıştıysanız ve sözlerinizin havada sekmesini izlediyseniz, mekanizmayla zaten tanışmışsınız. Bir çocuk güçlü duygularla dolup taştığında, beynin düşünen, akıl yürüten kısmı her zamanki gibi kullanılabilir değildir. Bu inatçılık ya da sizi görmezden gelme tercihi değildir. Çocuğun mükemmel açıklamanızı alabilecek kısmı, o an için devre dışı kalmıştır. O durumda sunduğunuz akıl yürütmenin inecek yeri yoktur. Sakin bir anda harika işleyen aynı konuşmanın fırtına sırasında tamamen yok olup gitmesinin nedeni budur.
Bir de pratik meselesi var. Küçük bir çocuk, ne hissettiğini adlandırmayı, neye ihtiyacı olduğunu sormayı ya da bir şeyi çok istediğinde beklemeyi bilerek doğmaz. Bunlar becerilerdir ve beceriler yavaşça, tekrarla — ve pek çok kusurlu denemeyle — inşa edilir. "Hayır" dediğinizde "senden nefret ediyorum" diye bağıran bir çocuk, çoğu zaman henüz "hayal kırıklığına uğradım ve bu duyguyla ne yapacağımı bilmiyorum" sözcüklerini bir araya getirememiş bir çocuktur. Patlama, iletişime dair acemi bir denemedir, karakteri hakkında kesin bir hüküm değil. Bir de onu sürdüren döngü var. Stresli bir an tekrarlandığında ve altındaki hiçbir şey değişmediğinde — çocuk yorgun kalır, baskı sürer, ihtiyaç karşılanmaz — aynı davranış geri gelme eğilimindedir. Geri gelir çünkü bir iş görüyordur, kaba da olsa. Dikkat çeker. Talebi durdurur. Rahatlama getirir. Zamanla çocuk bunun bir şeyleri harekete geçirmenin bir yolu olduğunu öğrenir. Bizim işimiz bu dürtüyü ezmek değil, çocuğun aynı varış noktasına — ihtiyacının karşılanmasına, duyulmasına, biraz nefes alanı bulmasına — daha iyi bir yol inşa etmesine yardım etmektir.
Bu bölüm kitaptan alınmış bir önizlemedir (yaklaşık 942 kelime). Devamı için kitabı okuyun ya da PDF'i indirin.
Künye
- Kitap
- Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi
- Yazar
- Gülcan Gökçe Güngören
- Kategori
- Çocuk Gelişimi
- Dil
- Türkçe
- Biçim
- PDF · 4,0 MB
- Sayfa
- 66
- Kelime
- yaklaşık 20.045
- Bölüm
- 13
- Yayın
- Gülcan Gökçe Güngören · 31.03.2025
- Erişim
- Ücretsiz okuma ve indirme; kişisel kullanım içindir, hakları yazarına aittir.
Sık Sorulanlar
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi PDF ücretsiz mi?
Evet. Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi bu sitede ücretsiz okunur ve indirilir; üyelik ya da ödeme gerekmez.
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi kaç sayfa?
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi 66 sayfadır ve yaklaşık 20.045 kelime içerir.
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi hangi cihazlarda okunur?
PDF biçimindedir; telefon, tablet ve bilgisayarda tarayıcı içinde okunur, isterseniz indirip çevrimdışı açabilirsiniz.
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi kitabının yazarı kim?
Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları: Öfke Nöbetlerinden İnatlaşmaya, Zorlayıcı Davranışları Anlama Rehberi kitabının yazarı Gülcan Gökçe Güngören'dır; kitap Çocuk Gelişimi kategorisinde yer alır.
Benzer Kitaplar
Özgüvenin Temelleri: Kendine İnanan, Cesur ve Bağımsız Çocuklar Yetiştirmek
Gülcan Gökçe Güngören
Oyunla Büyüyen Zihinler: Oyunun Zekâ, Yaratıcılık ve Sosyal Gelişim Üzerindeki Gücü
Gülcan Gökçe Güngören
Çocuklarda Kaygı ve Korku: Endişeleri Anlamak, Güven Duygusunu Geliştirmek ve Psikolojik Dayanıklılığı Desteklemek
Gülcan Gökçe Güngören
Dijital Çağın Çocukları: Ekranlar, Sosyal Medya, Oyunlar ve Teknolojiyle Sağlıklı Büyümek
Gülcan Gökçe Güngören
Güçlü Çocuk, Güvenli Bağ: Bağlanma, Sevgi ve Güven Duygusunun Çocuk Gelişimindeki Rolü
Gülcan Gökçe Güngören
Geleceğe Hazır Çocuklar: Değişen Dünyada Yaratıcılık, Esneklik ve Yaşam Becerileri Kazandırmak
Gülcan Gökçe Güngören